Ben Naz.
Yüzüme bakan çoğu önce yaşımı sorar.
Minyon, sade, masum…
Ama sonra ben gözlerinin içine bakarım
ve orada her şey değişir.

O gece beni aradığında şaşkındı.
“Sen misin gerçekten?” dedi.
“Sesin on yedi gibi geliyor.”
Sustum.
Benim sesim küçük olabilir
ama bedenimdeki istek büyük.
Konumu attı.
Bir arkadaşının evindeymiş.
Ev boş, ortam hazır.
Ben de hazırlandım.
Üzerime kısa pileli etek,
diz üstü beyaz çorap,
sadece bir tişört giydim.
İçeride başka hiçbir şey yoktu.
Kapıyı açtı, iki saniye dondu.
İlk kelimesi şu oldu:
Beni hapse sokacaksın.
Ben sadece dudaklarımı ısırdım.
İçeri girdim, gözünü gözümden alamadı.
Salonun ortasında ayakta durdum.
Konuşmadım, soyunmadım.
O sadece baktı.
Sonra ben eğildim, eteğimi hafifçe kaldırdım
ve içimin boş olduğunu gösterdim.
Sadece fısıltıyla söyledim:
Seninle oynamaya geldim.
Yavaşça yaklaştı, önce dizlerine çöktü.
Elleri titriyordu,
ama ben ona zaman vermedim.
Yüzünü avuçlarımla tuttum, dudaklarına eğildim.
Dudaklarım yumuşak, ama dokunuşlarım netti.
Ben escort olabilirim ama bende plan yok.
O an ne istersem, o olur.
O an ne hissedersem, o yapılır.
O gece boyunca
ben çocuk gibi oynarken
kadın gibi yönettim.
Eteğimi kafasına geçirdiğimde bile
beni durdurmak aklından geçmedi.
Her seferinde başka bir yanımı gördü.
Bazen utangaç gibi
bazen yırtıcı.
Ama hiçbir anında durmadım.
Çünkü ben küçük görünsem de
göğsümde fırtına taşırım.
Sabaha karşı gözleri hâlâ bacaklarımdaydı.
Konuşacak hâli yoktu.
Sadece şunu mırıldandı:
Sen tehlikelisin.
Ben gülümsedim.
Ben Naz’ım.
Escort Bayan, afetteyim.
Lolita değilim ama
baktığında dizlerini titreten kadınım.
Masum görünür, günahı tattırırım.
